meaning ful

anlamlı, manâlı, mânidar, anlam/manâ dolu.
She gave her husband a meaningful look: Kocasına manâlı bir bakışla baktı. Sıfat
önemli, değerli, ehemmiyetli, ciddî, tatminkâr, yararlı, faydalı.
Every person deserve a meaningful DEVAMINI OKU
job: Yararlı bir iş tutmak herkesin hakkıdır. GİZLE
Sıfat
birine anlamlı anlamlı bakmak Fiil
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun